Kayıp ve Yas



Kayıp mı yaşadınız? Sonrasında eşlik eden duygular ile nasıl baş edeceğinizi bilmiyor musunuz? Kayıp ve takip eden yas süreci ile ilgili bilgi almak için okumaya devam edin.

Hepimiz yaşantımızın bir döneminde kayıp yaşamışızdır. Bu, bazen sevdiğimiz birinden ayrılmak, bazen başka bir şehre taşınmak, bazen bir organımızın işlevsiz hale gelmesi, bazense ölümle tanışmamız şeklindedir. Her kayıp acı verse de, ölüm, karşısında en çaresiz hissettiğimizdir çoğu zaman. Ölüm doğal, inkâr edilemez ve kaçınılmaz bir gerçekliktir. Bu gerçeklikle yüzleşmek, baş etmek ve onunla yaşamayı öğrenmek kolay değildir.
Yas tutma, herhangi bir kayıp sonrasında yaşanan normal bir süreçtir. Kaybı kabullenme ve kayıptan sonra yaşama devam etmek için yas tutabilmek önemlidir. Yas tutma süreci normal ve doğal olsa da, oldukça zordur ve atlatmak için zamana, cesarete ve desteğe gereksinim duyulur. Sağlıklı yas tutulabildiğinde, kayıplar bizim için yenilenme ve güçlenme zemini oluştururlar. Sağlıklı bir yas sürecinden geçilmediğinde, ileriki önemlerde psikolojik rahatsızlıklar geliştirme ihtimali yüksek olur. Bunlardan en çok görülenleri, ilişki kurmada zorlanma, depresyon ve psikosomatik (bedene yansıyan) şikâyetlerdir.



Yas süreci işaretleri:

Yas kişiye özgüdür. İnsanın parmak izine benzer. Yas süreci, her kişi için, kendi geçmişinden gelen özellikler barındırır. Bu çeşitliliğe rağmen, her yas temel bazı unsurlar içerir. Yas süreci çoğu zaman aşağıda sıralanan aşamalardan geçerek gelişir:

 

İnkâr ve şok: Başlangıçta, ölümünü kabul etmek zordur. Ölümün gerçekliği inkâr edilir.

 

Kızgınlık: Kişi, ölene, kendisini geride bırakıp gittiği için kızgınlık duyabilir. Ölen kişinin yaşarken yaptığı ya da yapmadığı şeyler de öfkeye neden olabilir. Bu öfke başkalarına yöneltilebilir. Çoğu zaman ölenin ardından ona öfke duymak kabul edilemez bir şey olarak algılanır ve kişi öfke duygusunu ifade etmemeye, hatta öfkesini hissettiğini kendinden bile gizlemeye çalışır.

 

Suçluluk: Kişi kaybı önleyemediği için ya da kaybettiği kişi ölüyken o yaşadığı için suçlu hissedebilir. Suçluluk; geçmişin muhasebesini yapıp, ölen kişiyle yaşanan ve/veya yaşanmayan şeyler üzerinden pişmanlık duyma şeklinde de görülebilir.

 

Adalet arama: Kişi, yaşadığı kaybın bir şeyin bedeli olup olmadığını anlamaya çalışır. Anlamlı bir yanıt bulamayınca isyan edebilir.

 

Depresyon: Kayıp sonrası sıklıkla derin bir üzüntü, sıkıntı ve boşluk hissi oluşur.

 

Yalnızlık: Kayıp nedeniyle kişi kendini sosyal çevreden çekebilir. Kimsenin onu anlamadığını ve onun durumunda olmadığını düşünüp tek başına kalmış gibi hissedebilir. Kaybedilen kişinin, onu bu dünyada yalnız bıraktığı düşüncesine takılabilir.

 

Kabullenme: Kaybın geri dönülmez bir gerçeklik olduğu yavaş yavaş kabullenilir. Kaybı kabullenme, kaybedileni unutmak ya da önemsememek değildir.

 

Umut: Zamanla hatırlamanın daha az acı verdiği bir noktaya gelinir. Geleceğe dair umut belirir ve yaşama devam edilir.


Kayıp ve Yas konusunda uzman psikologlarımızdan randevu alın

TELE Terapi RandevusuWEB Terapi Randevusu

KonuşaKonuşa Nasıl Yardımcı Olabilir?

Yukarıda bahsettiğimiz durumlar, size tanıdık geliyorsa, belki de artık uzman bir treapist ile görüşmek ve destek almak tam da ihtiyacınız olan şey olabilir. KonuşaKonuşa ihtiyacınız olan terapiste ulaşmanızın oldukça kolay bir yoludur. Websitemiz hem yukarıda sözü geçen sorunla çalışan uzmana ve hem de birçok alanda farklı uzmanlıkları bulunan terapiste sahiptir. Bu nedenle tam da ihtiyacınza uygun olan kişiyi bulmanızı münkün kılmaktadır.



KonuşaKonuşa’yı Kullanmanın Faydaları

  • Dilediğiniz desteği sizin için rahat olan bir ortam ve zaman diliminde alın.
  • Herhangi bir bekleme listesine girmeden, ihtiyacınız olan terapist desteğini hemen alın.
  • Çeşitli uzmanlıklara sahip olan terapistlerimizi gözden geçirip, ihtiyacınıza en uygun olanı bulun.
  • Gizliliğinizin korunduğunu hissedin.

Kayıp ve Yas konusunda uzman psikologlarımızdan randevu alın

TELE Terapi RandevusuWEB Terapi Randevusu