empatik beyinler ile ilgili bilgi almak isterseniz online terapi satın alın

Empati Hakkında Bilmeniz Gereken 6 Şey

 

Empati, samimilik ve yakınlığın olmazsa olmazı. Yokluğunda, ilişkiler duygusal olarak sığ kalır ve empati genellikle karşılıklı çıkarlar veya ortak faaliyetlerle tanımlanır.

Empati olmadan pek tabii insanlarla birlikte yaşayabilir ve yanyana çalışabiliriz. Kalabalık bir metrodaki yabancılar hakkında nasıl bir fikrimiz yoksa, yanımızdaki insanların içsel benlikleri ve duyguları konusunda da fikirsiz kalabiliriz. Empati, sadece yakınlık  kurmak ve olumlu toplumsal davranış göstermek için bir adım değildir. Empati sayesinde, birine kötü davrandığımızda bir an durup, o kişiye yaşattığımız acıyı fark edebiliriz. Yüksek narsisistik özelliklere sahip ve empatiden yoksun biriyle samimi olma talihsizliğini yaşayanlarımız, ortaya çıkabilecek yıkımı bilirler. Sadece kendi çıkarı için uğraşan ve bunu frenleyemeyen insanlar, fark etmeden etrafını yakıp yıkıyor ve karşılarındaki kişileri psikolojik anlamda etkiliyor demektir.

Günümüzde birçok kişi karşı taraftan empati göremediğinde, ulaşması ve kabul etmesi çok daha kolay olan, en az yüz yüze terapi kadar etkili online terapi yöntemi ile, ilişkilerinde empatiyi yaratmanın yolunu buluyorlar.

 

online randevu ile terapi satın alıp problemlerinizi çözün

 

Ancak kültürümüz empati üzerine vurgu yapıp değer kazanması için çabalasa da -özellikle de zorbalık ve diğer anti-sosyal davranışlara karşı bir panzehir olabilmesi için- empatinin ne olup, ne olmadığı ile ilgili kafalarda bir karışıklık var. İşte psikoloji ve bilimin empati hakkında söyledikleri:

1-Empati ve sempati eş anlamlı değildir.

İnsanlar kelimeleri birbirinin yerine kullanır, ancak aslında her kelime ayrı kavramlara hizmet eder. Birisine sempati duyduğunuzda, o kişinin bulunduğu durumla kendinizi özdeşleştirirsiniz. Bu, çok sahici bir histir; daha önce tanışmadığınız insanlara ve kişisel olarak yaşamadığınız bir duruma duyabileceğiniz gibi, bildiğiniz insanlara ve tanıdık senaryolara  da sempati duyabilirsiniz.

Ancak sempati duygusu, sizi kişiye veya kişinin ne hissettiğine her zaman bağlamayabilir. Birinin durumuna sempati duyabilirsiniz ancak bu, o kişinin duygularını ve düşüncelerini anlayacağınız anlamına gelmez. Sempati nadiren sizi harekete geçirir, örneğin, hırpalanmış köpeklerin fotoğraflarını televizyonda arka fonda ağlak bir müzikle izlediğinizde para bağışı yapabilirsiniz. Sempati, bağlantı kurmaya yaramaz.

Empati denilen duygusal süreç başka bir şeydir; birisinin neler hissettiğini anlamayı ve ek olarak bu duyguları kendinizin de hissetmesini gerektirir. Sempati birisi için hissetmekken; empati onlarla birlikte hissetmeyi gerektirir.

 

online psikologlarla empatik olmayan insanlarla nasıl yaşayacağınızı araştırın

Konusunda uzman online psikolog  desteği için randevu alın

TELE Terapi RandevusuWEB Terapi Randevusu

 

2- Empati, sezgilerle ilgili değildir.

Araştırmalar, çoğu insanın empati duygusunu sezgisel, düşünce mantığından ziyade içgüdüsel bir tepki olarak gördüğünü ve empatinin popüler terim “farkındalık” ile bağlantılı olduğunu düşündüklerini göstermiştir.

Psikolog Jean Decety ve Claus Lamm’a göre, empati sadece duygu paylaşım değil (büyük oranda bilinçsiz bir süreç) , aynı zamanda deneyimi düzenleyen ve denetleyen bir yürütme kontrolünden oluşuyor. Her ikisi de spesifik ve etkileşimli sinir sistemleri tarafından destekleniyor. Psikolojik araştırmalar, taklidin insan etkileşiminin bir parçası olduğunu ve bilinçsiz bir düzeyde gerçekleştiğini gösteriyor. Birlikte vakit geçirdiğimiz kişilerin yüz ifadelerini, seslerini, duruş ve hareketlerini taklit ederiz. Kaşlarını çatan biriyle konuşursanız muhtemelen siz de çatacaksınızdır. Bu bilinçsiz taklit, muhtemelen ilk insanlara akrabalık ilişkisi kurma ve hissetme konusunda yardımcı olmuştur. Sinirbilim ayrıca, acı çeken birini izleyen kişinin de beynindeki acı bölümünün uyarıldığını onaylamaktadır.

Bir başkasının bakış açısından bakabilme de aynı zamanda empati sisteminin bir parçasıdır. Çocukların 4 yaşından itibaren,  kendilerini başkalarının gözünden görmeye başladıklarını ve aynı şekilde perspektif değiştirerek başkalarını görebildikleri düşünülüyor. Son olarak, duyguları düzenlemek ve yumuşatmak, empati sisteminin bir parçasıdır. Bilim, ruh halinin “bulaşıcı” olabileceğini bildiğinden, kendimizi kontrol edebilme özelliği, acı çeken biriyle empati kurduğumuz zaman modumuzun düşmesini engeller. Açıkçası, duygusal karmaşanın derinliklerine kendinizi itmek, başkalarıyla empati kurmayı caydırıcı bir hale getirecektir.

Harvard’da yapılan ilginç bir dizi psikolojik deney, empatinin sadece  sezgisel olmadığı üzerinde duruyor; sezgisel veya sistematik düşünce biçimleri uygulandığında empatik yaklaşımın nasıl olduğuna da bakılıyor. Bu çalışmalardaki katılımcılar genellikle tecrübeli, üst düzey profesyonelleri idi. Birinci çalışmada, katılımcılara, başkalarının duygusal ve zihinsel durumlarını iyi değerlendiren kişileri işe alıyor olsalardı, çalışanlarının sezgisel ve içgüdüsel bir şekilde mi, yoksa sistematik ve analitik düşünce kullanarak mı çalışmalarını isterlerdi, diye soruldu. Çoğunluk sezgisel diye cevap verdi! Sonraki üç araştırma, sistematik düşünceyi kullanan kişilerin, bir röportajda ya da fotoğraftaki anlatım ve duyguyu yorumlamakta ya da başka durumlarda, diğer insanları daha iyi okuyabildiklerini ortaya koydu.

3- Empati beyindeki belirli sinirsel devrelerle ilişkilidir.

Sinirbilim dahilindeki deneyler, MR görüntülemeyi kullanarak, ilgili beynin parçalarını saptayarak empati teorik anlayışını güçlendiren fiziksel kanıtlar sağlar. Boris C. Bernhardt ve Tania Singer’ın yaptığı araştırmalarda, taklit ve karşı tarafı yansıtmanın -empatinin temel parçaları-  beyinde belli bölümleri harekete geçirdiği onaylanmıştır.

 

psikologlardan online randevu alın, sorunlarınızı danışın

Online Terapi  ile İlgili Ücretsiz Bilgi Almak İçin Lütfen Arayınız

0850 885 24 48

 

4- Empati kalıtsal bir kapasiteye sahip olsa bile sonradan öğrenilen bir davranıştır.

Empatiyi anlamanın en iyi yolu, doğuştan gelen ama gelişmesi gereken bir kapasite olduğu ve empatinin büyük bir resimde ayrıntı olarak görüldüğüdür. Bebekler, başta anneleri olmak üzere bakıcılarıyla da başarılı ikili etkileşimler yoluyla duygularını belirlemeyi ve bunları düzenlemeyi öğrenirler. Çocuğun ihtiyaç ve ipuçlarını anlayan uyumlu bir anne, bebeğinin kendisinin ve duygusal tarafının gelişmesine izin veren kişidir. Duygusal durumlarının tanınması ve yanıtlanmasıyla, zemin, yalnızca çocuğun benlik hissi için değil, başkalarının duyguları için de atılmıştır. Zamanla, bu tohum empatiye ve samimi ilişkiler için bir kapasiteye dönüşür.

Bu tür bir ikili iletişim yaşamayan çocuklar, kendini kaybetmiş, duyguların yönetilmesi ve düzenlenmesinde güçlükler yaşayan ve bazen de empati yeteneğinde güçsüz kalmış kişilere dönüşürler. Bu kaçınılması gereken kişiler, samimi ortamlarda rahat değillerdir ve kendi duygularını ve başkalarının duygularını tanımada güçlük çekmektedirler. Kaygılı bir şekilde bağlı olan yetişkin, duygularını yönetmekten yoksun olabilir ve bir başkasının duygularında savrulması sonucu doğabilir. Başkalarının duygularında savrulmak bir empati değildir.

 

online psikologlarla çocukluktan kalan problemlerinizi çözün

Konusunda uzman online psikolog  desteği için randevu alın

TELE Terapi RandevusuWEB Terapi Randevusu

 

5-Empati kapasitesi kişiden kişiye değişir.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, kendi duygusal zekanızın derecesi -ne hissettiğinizi bilmek, farklı duyguları doğru bir şekilde etiketlemek ve isimlendirmek ve duygularınızı, düşüncenizi bilgilendirmek için kullanmak- empati kurmayı sizin için daha kolay veya daha zor hale getirecektir. Kendi duygularınıza ne kadar çok bağlıysanız, başkaları için hissetme kabiliyetiniz o kadar artar. Araştırmanın, arkadaşlıkları ve sosyal bağlantıları önemseyen ve sosyal ağların böyle oluştuğunu iddia eden ergenlerin, böyle düşünmeyenlerden daha fazla empati kurabildiklerini ve diğerlerinin ise dışlanmış hissettiğini ortaya çıkarmış olması şaşırtıcı olmaz.

6- Empati, sadece bireysel değil ikili etkileşimlerde de ortaya çıkabilir.

Antropologlar, psikoloji biliminin empatiye bakma biçiminin sınırlamaları olduğunu vurgulayan karşıt görüş açısı sunarlar. Simone Roerig ve diğerleri tarafından yapılan bir araştırmada, antropologların empatiyi “başkalarının kendileri hakkında söyleyebildikleri ya da söylemek istedikleri şey” e bağlı olarak gördüklerini vurguladılar. ikili bir dinamik olarak görüldüğünde, empatinin hedefi olan kişinin karakteri empati yapan kişi kadar önemlidir. Buna ek olarak, kültürel ve sosyal normların aynı zamanda empati moderatörleri olarak hareket ettiğini vurguluyorlar. Hollandalı okul çocuklarıyla yapılan bir çalışmada, öğretmenlerin “iyi bir sınıf arkadaşı” olun hatırlatmasını yaptığında, çocukların daha empati edindiklerini gözlemlerken, iş oyunda taraf seçmeye geldiğinde o empatinin azaldığı görülmüştür. Sosyal düzen ve bağlamlar, bireysel empati kapasitesinden bağımsız olarak, kişinin belirli bir durumda ne kadar empatik olabileceği konusunda büyük rol oynamaktadırlar.

Yardım almaktan korkmayın. Özellikle online terapi ve online psikolog  ile ilgili detaylı bilgi edinmeniz için “Online Terapi ile tanışmak için 9 sebep daha“adlı yazımızı mutlaka okumanızı öneriyoruz.

Peg Streep
Psychology Today’den alıntıdır.

Konusunda uzman psikologlarımızdan randevu alın

TELE Terapi RandevusuWEB Terapi Randevusu

Idil Aksehirli