PANİK BOZUKLUĞU

Panik bozukluğu, kaygı bozukluğunun bir çeşididir. Hastaları çoğunlukla fiziksel bir problemleri olduklarını düşünürler ve çoğu kez hastanelerin acil servislerine giderler.

 

Kalp krizi geçirmekte olduğunu sanan hasta aslında panik bozuklukta tipik olarak görülen

 

  • Çarpıntı
  • Terleme
  • Mide bulantısı
  • Titreme
  • Uyuşma
  • Bayılma hissi

 

gibi belirtiler yaşıyordur. Bu belirtilere “ölüm korkusu” eşlik eder. Kişi yukarıda sıralanan belirtilerden bir-iki tanesini yaşayacak olsa, yeniden bir atak geçireceğinden ve bunun sonucunda fenalaşacağından ve hayatını kaybedeceğinden o kadar çok korkar ki kendi kaygı seviyesini çok fazla yükseltir. Kaygı seviyesi yükselen kişinin soluk alıp verişi sıklaşır, kandaki oksijen düzeyi artar ve bu durum yukarıda sıralanan belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. Böylece kişi, yeni bir atak korktuğu için böyle bir atağı kendisi çağırmış olur. Bu bir kısır döngüdür. Atak geçirmekten korktukça, bu atağı geçirme olasılığı artar.

 

Panik bozukluğu toplumda çok yaygın olarak görülen ve tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır.

Yaşamının bir evresinde panik ataklar geçirmiş olan ama artık bu ataklardan eser kalmayan birçok insana rastlayabiliriz. Stresli dönemlerde tetiklenen bu ataklar, daha sonraki sakin dönemlerde görülmeyebilir. Ancak sıklıkla ve yoğun şeklide yaşana ve tedavi edilmeyen panik ataklar, bir süre sonra kişinin yaşantısını fazlaca daraltacağından, depresyon, genel kaygı bozukluğu ya da obsesif kompulsif bozukluk ya da madde kullanımı gibi ikincil sıkıntılara sebebiyet verebilir.

Bu sebeple kendiliğinden ya da zamanla geçmesini beklemek yerine, psikoterapiye başvurmak ve bir an önce durumu anlamaya, tetikleyicileri kavramaya çalışmak ve terapi içinde kendimizi güvende hissetmek önemlidir ve ihmal edilmemelidir.


Panik bozukluğu konusunda uzman psikologlarımızdan randevu alın

TELE Terapi RandevusuWEB Terapi Randevusu

ERMANLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir