Kısırlık tedavisinin iş hayatına etkisi ve bu etki ile başetme

Kısırlık tedavisinin iş hayatına etkisi ve bu etki ile başetme

 

Kısırlık tedavisi birçok mesele ile aynı anda uğraşmanızı gerektirecek bir tedavidir: Fiziksel ve ruhsal sağlığınız, eşinizle ilişkiniz, aile büyükleri ile ilişkiler ve tedavinin getirdiği maddi kaygılar gibi. Eğer çalışan bir kadınsanız, iş hayatınızın tedaviden etkilenip etkilenmemesi de yaşayabileceğiniz kaygılardan biridir ve çok gerçekçi bir kaygıdır.

 

İşinize eskisine oranla daha az vakit ayırmak isteyebilir ya da daha az konsantre olduğunuzu farkedebilirsiniz. İşyerinde kendinizi daha fazla kızgın ve daha az anlaşılmış hissetmeniz de mümkündür.

 

Aşağıda yer verilen fikirler durumla başetmenize yardımcı olabilir:

 

Kısırlık tedavisi boyunca çeşitli testler ve de tedavi sürecinin takibi için sık sık doktorunuzu görmek zorunda kalacaksınız. Bu da işyerinizden sık sık izin almak zorunda kalabileceğiniz anlamına gelir. Tüp bebek tedavisi sökonusu ise yumurta toplama ve de embryo transferi işlemleri için işinizden tam gün izin almak durumundasınız. Embryo transfer işleminin sonrasında da birkaç gün dinlenmek gerekebileceğinden işyerinizden alacağınız izinler artacaktır. Tüm bu süreç iş tarfiğinizde aksamalara sebep olabilir.

 

Bu sebeplerden, tedaviniz için işlerinizin daha az yoğun olduğu dönemleri seçebilir ya da doktorunuzla randevu saatinizi gün içinde iş yükünüzün daha az olduğu zamanlara göre ayarlayabilirsiniz. Kimi zaman yıllık iznini tedaviye denk getiren hastalarımız bulunmaktadır.

 

Çalışma arkadaşlarınız çocuk sahibi olma planlarınıza yönelik sorular sorabilir ve istemeden sizi rahatsız edebilirler. Eğer bu tip soruları nasıl cevaplayacağınıza dair hazırlıklı olursanız, böyle bir durumla karşılaşmak çok daha az can yakıcı olur. Bu tip sorular sizin üzerinizde çok baskı oluşturuyorsa, cevaplarınızı önceden de prova edebilirsiniz.

 

Ofis içerisinde bebek sahibi olmakla ilgili birçok kutlama ya da ziyaretler olacaktır. Birileri gebe kaldığını bildirecek, birileri doğum yapacaktır. Bu gibi durumlar sizin için üzücü olabilir. Bu tip tebrik ya da kutlamalara katılmanız beklenebilir. Hatta siz de kendinizden bunu bekleyebilir ve aksinin ayıp ya da yanlış olduğunu düşünebilirsiniz. Böyle haberler aldığınızda ya da böyle yerlere gittiğinizde nasıl hissettiğinize dikkat edin. Eğer kendinizi öfkeli, haksızlığa uğramış ya da yalnız hissediyorsanız, bu duygular mutlaka negatif şekilde hayatınıza dönecektir. Kendinizi korumak adına böyle kutlamalara katılmamayı seçebilir ve sadece bir tebrik kartı ya da hediye yollayabilirsiniz.

 

∙  Doktorunuzu aramanız gerektiğinde işyerinizde kendinize ait kişisel bir alanın bulunmaması problem yaratabilir. Ya da kimi zaman duygularınız çok yoğunlaşabilir ve ağlamak ya da duygularınızı bir şekilde dışa vurmak için kendinize ait alana ihtiyaç duyarsınız.

 

Böyle durumlarda, kendinize ait bir alan bulmaya çalışın (tuvalet, kısa süreliğine ofis dışına çıkmak vb). Bir arkadaşınızla öğle yemeğine inin ya da öğle arasında yürüyüş yapın. Duygularınızı görmezden gelmeyin, farkedin ve kendinizi rahatlatmanın yollarını bulmaya çalışın.  

 

Durumu iş arkadaşlarınızla paylaşmak

 

Tedaviniz sırasında çalışma arkadaşlarınıza ya da müdürünüze durumu açıklamak isteyebilirsiniz. Niye bu kadar çok izin aldığınızı söylemek ihtiyacı içinde olabilirsiniz. Kimi zaman da kendinizi normalden daha yorgun hissettiğiniz için işn yükünüzün tedavi dönemi için hafifletilmesii talep etmek isteyebilirsiniz.

Kime neyi, ne kadar söyleyeceğiniz tamamen kişisel bir karardır. Durumunuzun tüm detaylarını anlatmanız gerekmez. Çocuk sahibi olmak konusunda zorluk yaşadığınızı ifade etmekle yetinebilirsiniz.   

 

Çalışma arkadaşlarınız açıklamalarınız karşısında sizin dilediğiniz şekilde tepki vermeyebilir. Kimileri sessiz ve yorumsuz kalabilir, diğerleri sizi zorlayıcı ve daha fazla bilgi almaya yönelik sorular sorabilirler. Bu iki durumla da karşılaşabileceğinizi önceden bilirseniz, ikisine karşı da hazırlıklı olabilirsiniz. Her oniki kişiden birinin kısırlık ile ilgili sorun yaşadığı düşünülecek olursa, aynı problemi yaşayan bir arkadaşınız olduğunu da öğrenebilirsiniz.

 

GONCA ŞENSÖZEN

Klinik Psikolog

 


ERMANLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir